KadınPod’un 34. bölümünde ve sezon finalinde “Türk Mata Hari” lakabıyla bilinen, birçok kaynağa göre Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın ajanı olan Emine Adalet’in yaşam öyküsünü anlatıyorum. Biraz da, “ajan” ve “mafya” kelimeleri ile dolu gündeme göz kırpıyorum.
Bu yazıyı podcast olarak dinlemek için:
EMİNE ADALET
Son günlerde ne zaman haberlere baksak veya Twitter’da gezinsek, “ajan”, “mafya” gibi kelimelerin havada uçuştuğunu görüyoruz. Ben de, ara sıra gündemle paralel bölümler yapmayı seviyorum biliyorsunuz. Ne yapsam, kimi anlatsam diye araştırma yaparken, Emine Adalet ismiyle karşılaştım. Hikayesini okuyunca da, bu zamana kadar nasıl duymamışım diye şaşırdım. Peki, kim bu Emine Adalet?
Kendisi “Türk Mata Hari” lakabıyla bilinen, Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemelen ilk kadın ajanlarından biri. Hatta birçok kaynağa göre de, ilk Türk kadın ajan. Lakabı, dansçı kimliğiyle Almanya adına ajanlık yapan ünlü Mata Hari’den geliyor. Kendisinin hikayesi de biraz benzerlik taşıyor. Emine Adalet de, 1930’lu yıllardan itibaren dans ve oyunculuk kariyerini Almanya’da devam ettirirken, Türkiye adına ajanlık yapıyor. Hazırsanız, bu ilginç yaşam öyküsünün detaylarına hep birlikte inelim.
Emine Adalet, 29 Şubat 1910 tarihinde İstanbul’da doğuyor. Küçük yaşlarından itibaren dansa oldukça meraklı ve günün birinde dünyanın en ünlü dansçılarından biri olma hayali kuran bir isim. Genç yaşlarından itibaren Anadolu’ya turne yapan çeşitli tiyatrolara katılıyor, Hazım Körmükçü’den ud dersleri alıyor. Sonrasında Türkiye’ye dans hocalığı yapmak için gelen Harry Pee ile evleniyor. Çift Anadolu’yu karış karış gezmeye devam ederken, Tahir tiyatro topluluğunun Konya’daki turnesi sırasında Mustafa Kemal Atatürk ile de tanışıyorlar.
O dönemi, kendisiyle yıllar sonra yapılan bir söyleşide şu şekilde anlatıyor;
‘’14 yaşında ticaret mektebini terk edip, sanat hayatına atıldım. Hazım Körmükçü komşumuzdu. Sahneye ve müziğe olan ilgimin kaynağı Hazım’dı. Artist olma hayalleri kurarken, kendimi dansöz olarak bir kumpanya ile Anadolu turnesine çıkmış buldum. Konya’da Atatürk’ün huzurunda dans ettim. Düşünün 15 yaşındayım ve büyük kurtarıcının huzurunda dans etme şerefine nail oluyorum. Çok beğenmişti beni Atatürk, bir ara yanına çağırıp, yurt dışına git dedi.”
Hayalleri oldukça büyük olan Emine Adalet, bir süre sonra tabiri caizse Türkiye’ye sığamıyor. Önce Beyrut ve Kahire’de, ardından da Almanya’da yaşamaya başlıyor. Gittiği ülkelerde de, hayallerinin peşinden giderek dans etmeye devam ediyor.

Almanya’da Hitler rejiminin gitgide güç kazanmaya başladığı dönemde, önce Hamburg’da, ardından Berlin’in ünlü müzikholü Scala’da sahne almaya başlıyor. Burası, sirk gösterilerinden, dans şovlarına, tiyatro oyunlarından, müzik dinletilerine kadar birçok sanatsal etkinliğin gerçekleştirildiği bir müzikhol. Fakat o dönemin Almanya’sındaki en önemli özelliği, Nazi subaylarının da eğlenmek için uğrak yerlerinden biri olması. Hatta bir gece, iki Nazi subayı Emine Adalet’in yanına gelerek, Hitler’in sağ kolu olarak bilinen ve Propaganda Bakanlığı yapan Goebbels’in kendisini görmek istediğini söylüyor.
Adalet teklifi kabul ederek, malikanesine gidiyor. Bu buluşmada, Goebbels, Emine Adalet’in Almanlar adına casusluk yapmasını istiyor. Planı da, kendisini Amerika’ya göndererek, orada Türk dansözü kimliğiyle Amerikan istihbaratının içerisine sızmasını sağlamak. Fakat Adalet, teklifi düşüneceğini söyleyerek malikaneden hızla ayrılıyor. Hayatı boyunca da, hiçbir zaman Almanlar adına çalışmıyor. 1942 yılına kadar öğrendiği her şeyi anında Ankara’ya bildiriyor.
Sahne haricinde, birçok Alman filminde de dansçı olarak yer alıyor. Filmler sayesinde, ünü git gide daha da artmaya başlıyor. Almanya’nın yanında birçok farklı ülkede de sahneye çıkıyor. Viyana’da Femina Bar’da, ardından Paris’te Tabarin Bar’da ve New York’da French Gazino’da sanatını sergiliyor. Kendi ülkesinde “Kara Kâküllü Kız” olarak tanınırken, artan ünüyle birlikte Avrupa’da bu unvanı “Haremin Son Kızı” ve “İstanbul’un Gülü”ne dönüşüyor.
1942 yılında eşini kaybedince ülkesine dönmeye karar veriyor. Bir süre Türkiye’de kaldıktan sonra, ajanlık görevini sürdürebilmek için tekrar Almanya’ya dönüyor. O dönem, Hitler’in yaverlerinden biriyle olan tanışıklığı sayesinde, Alman karargahına kadar girmeyi başarıyor. Hitler her ne kadar kendisini sahnedeyken hayranlıkla izlese de, Emine Adalet sadece dans gösterisi yapan bir kadın değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın ajanlarından biri oluyor. Hatta birçok kaynakta da, ‘’ilk Türk kadın ajan’’ olarak belirtiliyor. Edindiği en önemli istihbaratlardan birisi de, II. Dünya Savaşı sırasında Almanların Paris’i işgal edeceği bilgisi oluyor. Aldığı istihbaratı, hemen Türkiye’nin Viyana konsolosluğuna bildiriyor. Kimsenin Paris’in işgal edilme ihtimaline inanmadığı günlerde, bu bilgiyi elde eden sayılı isimden birisi oluyor.
1944 yılında oldukça zorlu bir yolculuğun ardından Türkiye’ye dönüyor. Fakat tüm mal varlığını Almanya’da bırakmak zorunda kaldığı için, bir an önce para kazanabilmek için hemen gösteri dünyasına atıyor kendini. Önce dönemin gözde mekanı Taksim Belediye Gazinosu’nda, sonrasında ise daha az popüler olan mekanlarda çalışmaya başlıyor. Bazı kaynaklara göre, kendisini sık sık dinlemeye ve izlemeye gelen isimlerin arasında Zeki Müren de yer alıyor. ‘’Ona aşık olanlardan biriydim.’’ diyor hatta.
Emine Adalet, bu dönemde Yanık Kaval, Uçuruma Doğru, Deniz Kızı gibi birçok filmde oynuyor. Fakat yaş almaya başladıkça, gitgide eski popülerliğini yitiriyor. Türk sineması ve tiyatrosunda izler bıraktığı sahne hayatını 70 yaşına sürdürüyor. Sonrasında yaşadığı maddi yetersizliklerden dolayı Darülaceze’ye gidiyor ve 1985 yılında burada yapayalnız bir şekilde hayatını kaybediyor.
Yaşamına dair birçok detay tam olarak bilinmese de, olan bilgiler ışığında bile birkaç ömre sığabilecek bir hayat yaşadığını söylemek mümkün. Bu dolu dolu yaşamın izlerini de, gazeteci Şaziye Karlıklı sürüyor. Kendisinin roman olarak, ‘’olası’’ bir yaşam öyküsü şeklinde yazdığı kitabı, 2020 yılında ‘Kara Kâküllü Kız-Türk Mata Hari’nin Müthiş Hikâyesi’ adıyla yayınlanıyor. Ben de, en kısa sürede okunacak kitaplar listeme hemen ekledim. Yaz mevsiminin tatlı serin akşamlarında bir çırpıda bitireceğim tarzda bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yaz demişken, sizlere bir haberim de var. Bu bölüm itibarıyla, KadınPod’a sezon finali yapıyoruz. Eylül’de yeni sezonumuzla birlikte tekrardan birlikte olacağız. Umuyorum, sizler için dinlerken keyiflendiren ve düşündüren bir sezon olmuştur. 34 bölüm boyunca, Yeni Zelanda’dan Pakistan’a, Mısır’dan Türkiye’ye, Afrika’dan Avrupa’nın çeşitli ülkelerine ve Amerika’ya kadar, birçok farklı coğrafyaya ve zaman diline gittik. Bölümler boyunca anlattığım isimleri seçerken 2 şeye dikkat ettim. Birincisi, tarih kitaplarında hakları tam olarak teslim edilememiş, hatta hiç yer almamış, yer alanların da hikayeleri genellikle eril bir bakış açısıyla anlatılmış mücadeleci kadınların hikayeleriydi. İkincisi ise bazıları tarafından “erkek işi” olarak görülen meslekleri icra eden kadınların hikayeleriydi.
Günümüze çok uzak bir geçmişte yaşamış kadınların hikayelerini dinlerken, bazen ‘’Bu da mı değişmemiş?’’ diye düşündüğünüzü biliyorum. Çünkü ben de, araştırmalarımı yapar ve bölümleri hazırlarken, çoğu zaman kendime bu soruyu soruyorum. Fakat şunu da biliyorum ki, ne kadar çok kişi bu soruyu sorarsa, bir şeyleri değiştirme gücümüz o kadar artacak. KadınPod da, bir kişiye bile bu soruyu sordurabiliyorsa amacını gerçekleştiriyor demek oluyor aslında.
Umuyorum, güç ya da ilham almak isteyen herkese bir şekilde ulaşıyor ya da ulaşacak. Özellikle kadın dinleyicilerime bu anlamda bir katkı verebiliyorsam, erkek dinleyicilerime de, eşitlik mücadelesi konusunda farkındalık kazandırabiliyorsam ne mutlu bana diyorum..
34 bölüm boyunca benimle birlikte olduğunuz için çok teşekkür ederim. Bu sefer aramız biraz uzun ama kapanışımız aynı olsun. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!
KAYNAKÇA
https://www.dw.com/en/berlin-remembers-fun-and-frolics-at-the-scala/a-44809270
https://www.gazeteduvar.com.tr/kitap/2020/02/19/haremin-son-kizi-emine-adaletin-ilginc-hayati
https://www.hurriyet.com.tr/kitap-sanat/yerli-mata-harinin-bas-donduren-hikayesi-41421344
https://onedio.com/haber/hitler-e-gobek-atan-ilk-ajan-dansozumuz-emine-adalet-pee-734231
https://www.evrensel.net/yazi/88060/kara-k-kullu-kiz-emine-adalet-peenin-muthis-hikayesi
YORUM YAPILMAMIŞ
YORUMUNUZU GÖNDERİN