KadınPod #13 | Benazir Butto

KadınPod’un 13. bölümünde, Müslüman bir ülkeyi yöneten ilk kadın başbakan olan Benazir Butto’nun suikastle sonlanan yaşamını ve Pakistan’da kız çocuklarının eğitimi için verdiği mücadele sonucunda benzer bir suikaste uğramış Malala Yusufzay’ı anlatıyorum.

Bu yazıyı podcast olarak dinlemek için:

<iframe src="https://open.spotify.com/embed-podcast/episode/5i5G74vBswerxgtTbvj4ov" width="100%" height="232" frameborder="0" allowtransparency="true" allow="encrypted-media"></iframe>

*Alternatif dinleme linkleri yazının sonunda yer almaktadır.


BENAZİR BUTTO

''Müslüman bir ülkeyi yöneten ilk kadın başbakan olan Benazir Butto’nun yaşamı her türlü zorluğa ve acıya rağmen verilen bir mücadelenin hikâyesi. Adı ‘’benzersiz’’ ve ‘’eşsiz’’ anlamlarına gelen bu kadın, gerçekten de eşine çok az rastlanacak bir hayat yaşamış. Destekçileri “Benazir çok yaşa“ sloganları atsa da, maalesef yaşamı o kadar uzun olmamış. Fakat ölmeden kısa bir süre önce biyografisinde yazdığı ‘’Bir insan öldürülebilirdi ama fikir hep yaşardı.’’ sözü ülkesi Pakistan’ın sonraki nesillerinde bir şekilde vücut bulmuş. Üstelik öyle bir şekilde bulmuş ki, kız çocuklarının eğitimi ve kadın hakları için mücadele eden o kişi Nobel Barış Ödülü’nü alan en genç kişi ve Birleşmiş Milletler’in en genç Barış Elçisi olmuş.

Bu iki yaşam öyküsü, hayatın bazen en güzel cevapları vereceğini kanıtlayan hikâyelerden sadece biri. Evet, hazırsanız başlayalım.

Benazir Butto, 21 Haziran 1953’te Pakistan’ın Karaçi şehrinde, ülkesinde hem cumhurbaşkanlık hem de başbakanlık görevlerinde bulunmuş Zülfikar Ali Butto ve Begüm Nusret Butto’nun kızı olarak dünyaya geliyor. Butto, ilkokul ve ortaokul eğitimini ülkesinde tamamladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne gidiyor. 1969 - 1973 yılları arasında Harvard Üniversitesi’ne bağlı olan ve sadece kız öğrencilerin yer aldığı Radcliffe Koleji’nde eğitim görüyor. Ardından Harvard Üniversitesi'ne kaydoluyor ve Karşılaştırmalı Siyaset bölümünde lisans eğitimini tamamlıyor. Daha sonra İngiltere’ye gidiyor ve 1973'ten 1977 yılına kadar Oxford Üniversitesi'nde yüksek lisans düzeyinde uluslararası hukuk ve diplomasi eğitimi alıyor.

Babasının kurmuş olduğu hükümetin 1977 yılında bir askeri darbe sonucu düşürülmesiyle ülkesine dönen Butto, tüm ailesiyle birlikte ev hapsine alınıyor. 1979 yılında da, babası Zülfikar Ali Butto, bir rakibinin öldürülmesine izin verme suçundan suçlu bulunuyor ve idam ediliyor. Ailenin ev hapsi devam ederken bir kötü haber daha geliyor. Butto’nun erkek kardeşi Şahnavaz, 1980 yılında Fransa’da ölü bulunuyor. Zehirlenerek öldürüldüğünden şüphelenilse de, ölümü hiçbir zaman aydınlatılamıyor.

1984 yılında yurt dışına çıkış yasağı kaldırılan Butto İngiltere’ye taşınıyor. Fakat sürgünde olsa da, ülkesinden kopmayarak babasının kurmuş olduğu Pakistan Halk Partisi'nin liderliğini yapmaya başlıyor. 1986 yılında ise yaklaşan seçimler için kampanyasını yürütmek üzere 10 Nisan 1986'da ülkesi Pakistan'a geri dönüyor. Tam bu dönemlerde, ülkenin varlıklı isimlerinden biri olan Asıf Ali Serdari ile evleniyor.

21 Eylül 1988’de ilk çocuğu Bilavel Butto Zerdari’yi dünyaya getiren Benazir Butto, 19 Kasım 1988 tarihinde yapılan seçimleri kazanarak bir Müslüman ülkenin başına geçmiş tarihteki ilk kadın başbakan oluyor. Burada ilk çocuğunun doğum tarihi ve seçim tarihini bir arada söylememin çok basit bir sebebi var aslında. Siyasi anlamda içinde bulunduğu mücadele ne kadar çetrefilli olsa da, kendisinin birçok zorlu durumun üstesinden eş zamanlı olarak gelebilmiş olması. Bu dirayeti de her zaman göstermeye devam ediyor. 1990 yılında ikinci çocuğu Bahtiyar Butto Zardari’yi dünyaya getiren Benazir Butto, görevdeyken doğum yapan ilk seçilmiş lider ünvanını da kazanıyor. Bu ünvana sahip olan ikinci kadın lider ise 2020 yılında mevcut Finlandiya başbakanı Sanna Marin oluyor.

Benazir Butto’nun kurduğu ilk hükümet, 20 ay sonra askeri güçlerin desteğiyle devriliyor. Devrilme sebebi olarak birtakım yolsuzluk suçlamaları gösterilse de, kendisi hakkındaki suçlamaların doğruluğu kanıtlanamıyor. 3 Şubat 1993 tarihinde üçüncü çocuğu Asife Butto Zardari dünyaya geliyor. 6 Ekim 1993 yılındaki genel seçimlerde yeniden başbakan seçiliyor. Aile hayatı ve siyasi kariyeri oldukça yoğun şekilde ilerlerken, kurduğu ikinci hükümet de 1996 yılında yolsuzluk suçlamaları sebebiyle devlet başkanı tarafından düşürülüyor. Bir önceki suçlamalar gibi bu suçlamaların da doğruluğu kanıtlanamıyor. 

Butto'yu eleştirenlerin başında, kendisinin yaptığı ulusal reformlar sonucunda politik güçlerini yitirmeye başlayan zengin toprak sahipleri geliyor. Eski feodal yapıya karşı mücadele eden Butto, bu yapıyı Pakistan'ın gelişmesine engel olarak görüyor. Aynı zamanda kadınların eğitim ve istihdam yoluyla güçlendirilmesini savunan bir lider. Özellikle kız bebeklerin öldürülmesine ve İslam’ın kadın düşmanı olduğu yönündeki yorumlara oldukça sert bir şekilde karşı çıkıyor. Birleşmiş Milletler Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nda yaptığı konuşmada şöyle diyor; ‘’İslami öğretiler ve sosyal tabular arasında ayrım yaparken, İslam’ın adaletsizliği yasakladığını hatırlamalıyız. İnsanlara, uluslara ve kadınlara karşı adaletsizliği..’’

1999 yılında, Pervez Müşerref'in liderliğinde gerçekleşen askeri darbe sonrasında kendi ve ailesinin yaşamından endişe duyarak Pakistan'ı terk ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentine yerleşiyor. Aynı yıl yolsuzluktan suçlu bulunarak hakkında üç yıllık hapis cezası kararı veriliyor. Partisini yurt dışından yönetmeye devam eden Butto, 2002 yılında tekrar Pakistan Halk Partisi’nin lideri seçiliyor. Dönemin cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, çok da sürpriz olmayan bir şekilde, Benazir Butto'nun gelecekte tekrar başbakan seçilmesini önlemek amacıyla, 2002 yılında başbakanların en fazla iki dönem görev yapabilecekleri şeklinde bir anayasa değişikliği yapıyor.

2007 yılında, Benazir Butto ve Pervez Müşerref arasında birtakım müzakere görüşmeleri başlıyor ve sonrasında Cumhurbaşkanı Müşerref tüm yolsuzluk suçlamalarına ilişkin af çıkartıyor. Bazı kaynaklarda, iki ismin güç paylaşımı konusunda ittifak yaptıkları belirtiliyor. Müşerref’le yaptığı görüşmeler sert bir şekilde eleştirilen Benazir Butto şöyle diyor; “Ben, Pakistan’a demokrasinin yerleşmesi için bir araya gelmeyi denedim. Ve bu yüzden de Müşerref’le demokrasiye yol vermek için pazarlık yaptım. Bunu öngörmek için erken olsa da, umarım, diktatörlükten demokrasiye doğru siyasi bir dönüşüm yaşanır.“

Seçim çalışmalarına katılmak üzere Pakistan’a dönüş kararı aldığını belirttikten sonra, terör örgütü Taliban tarafından tehdit edilmeye başlanıyor. Perviz Müşerref, kendisinin dönüşünü ertelemesini istese de, Benazir Butto bunu kabul etmiyor. 18 Ekim 2007 gecesi, 8 yıllık sürgünden sonra Pakistan'a geri dönüyor. Destekçilerinin “Benazir çok yaşa“ tezahüratlarıyla karşılanan Benazir Butto, aynı gün bombalı bir suikast girişiminin hedefi oluyor. Yara almadan kurtulsa da, gerçekleşen saldırıda 138 kişi yaşamını yitiriyor, 248 kişi de yaralanıyor.

Butto’nun Pakistan’ın ‘’En Kara Günü’’ olarak tanımladığı saldırının ardından, 3 Kasım 2007’de ülkede olağanüstü hal ilan ediliyor. Butto da 9 Kasım’da ev hapsine alınıyor. Butto, Müşerref’in istifasını isterken, olağanüstü hal kaldırılıyor. Aralık ayında seçim kampanyası çalışmalarına tekrardan başlayan Butto, 27 Aralık 2007 tarihinde Ravalpindi şehrine gidiyor. Benazir Butto, arabadan halkı selamlarken, araca yaklaşan 15 yaşındaki Bilal adlı saldırgan kendisine üç el ateş ediyor. Ardından üzerindeki bombayı patlatıyor. Kafatasında kırık oluşan Benazir Butto, hastaneye ağır yaralı olarak kaldırılıyor. Fakat yapılan her türlü müdahaleye rağmen kurtarılamıyor ve 54 yaşında hayatını kaybediyor. Ölümünün ardından, ülkede 3 günlük yas ilan ediliyor.

Benazir Butto, askeri rejime karşı demokrasi mücadelesi veren, uğradığı birçok saldırıya karşı yılmadan inandığı değerler için savaşan ve bu değerleri hayatının önüne koyabilen bir lider olarak tarihe geçiyor. Ölümünden 2 ay önce tamamladığı ‘’Doğu’nun Kızı’’ adlı biyografi kitabında şöyle diyor; ‘’Babam bir insanın hapsedilebileceğini, ama fikrin her zaman özgür olacağını biliyordu. Bir insan öldürülebilirdi ama fikir hep yaşardı.’’

Bu sözü duyduğum zaman aklıma gelen bir isim var. Muhtelemen siz de bu ismi biliyorsunuz. Malala Yusufzay.

Malala Yusufzay

‘’Siyaset’’ ile uzaktan yakından alakası olmaması gereken gelişmelere baktığınızda sonrasında Pakistan’da çok da iyi şeylerin olmadığını tahmin edebilirsiniz. Pakistan’ın Taliban tarafından ele geçirilen bölgelerinde kız çocuklarının eğitim haklarının engellenmesinin sonucunda, sessiz kalmak yerine harekete geçen bir isim oluyor Malala. Üstelik daha 12 yaşındayken. Kısa bir süre içerisinde Pakistan'daki kız çocuklarının sesi olan Malala, BBC’nin kendisine köşe yazarlığı teklif etmesi üzerine "Pakistanlı Kızın Günlüğü" adlı köşesinde sesini tüm dünyaya duyurmaya başlamıştı. Bir süre sonra Butto’yu öldüren bakış açısı onun için de bir tehdit oldu. 14 yaşındayken içinde olduğu okul otobüsünün önü kesilerek, Taliban tarafından başından vuruldu.

Fakat bu sefer hikaye aynı şekilde sonlanmadı. Hastanede verdiği yaşam mücadelesini kazanarak, tekrardan ayağa kalktı ve hem kendi ülkesinde hem de dünyanın birçok yerindeki kız çocuklarının sesi olmaya devam etti. 2014 yılında, 17 yaşındayken Nobel Barış Ödülü'nü kazandı ve bu ödülü alan en genç kişi oldu. Ödül töreninin öncesinde katıldığı programda ileride Pakistan başbakanı olmak istediğini söyledi. Ve ilham kaynağı olarak da kimi gördüğünü söyledi dersiniz? 2007 yılında aynı örgütün suikasti sonucunda hayatını kaybeden eski Pakistan Başbakanı Benazir Butto..

Her zaman söylerim, en güzel cevapları hep hayatın kendisi verir. Bu da öyle bir şey. Malala, 2020 yılında Oxford Üniversitesi’nin ‘’Felsefe, Politika ve Ekonomi’’ bölümünden mezun oldu. Kız çocuklarının eğitim haklarının güçlendirilmesi için Birleşmiş Milletler’in en genç Barış Elçisi olarak çalışmaya devam ediyor ve ‘’Eğitim en büyük silahımızdır!’’ diyor. Umarım bir gün Pakistan başbakanı olmaya hayali de gerçekleşir. Hem dünyaya çok önemli bir mesaj vermiş, hem de ilkinden çok çok daha güzel bir cevap vermiş olur.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!''


Alternatif Dinleme Linkleri

Apple: https://apple.co/3lYu90I

Google: https://bit.ly/370BHvE

YORUM YAPILMAMIŞ

YORUMUNUZU GÖNDERİN