KadınPod podcast serisinin üçüncü bölümünde mitolojik bir efsane olan Medusa’nın hikâyesinin günümüz gerçekleriyle nasıl paralellik kurduğunu anlatıyorum. Korkutucu bir canavar olarak anlatılan Medusa’nın feminist bir ikona dönüşme hikâyesini dinlerken, kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini farklı bir perspektiften sorgulamaya başlayacaksınız.
Bu yazıyı podcast olarak dinlemek için:
*Alternatif dinleme linkleri yazının sonunda yer almaktadır.
MEDUSA
''Önce Nezihe Muhiddin ile geçmişe, sonra Beyoncé ile günümüze geldik. İlk bölümde başarılı ve kararlı bir kadının nasıl itibarsızlaştırıldığını, ikinci bölümde ise dünyaca tanınan bir kadının başarısının bilinçli bir şekilde ne kadar eksik aktarıldığını sizlere anlatmaya çalıştım. Şimdi belirli bir zamana değil, bir efsanenin içerisine gireceğiz.
Zaman ve mekan değişse de, kadınların yaşamlarında değişmeyen bir şeyler var demiştim. Bunun ne kadar geniş bir düzlemde gerçekleştiğini anlamak için en iyi örneklerden biri de Medusa. Şu anda olabilirsiniz, geçmişte olabilirsiniz ya da zamansız bir efsanenin içerisinde olabilirsiniz. Okudukça, dinledikçe bazı bağlantıları oluşturmaya ve benzerlikleri görmeye başlayacaksınız. Maalesef, çok da olumlu şeylerle karşılaşmayacaksınız.
Medusa deyince çoğu kişinin aklına ne geliyor? Basit bir anlatımla özetlenmiş haline bakarsak, Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı bir canavar olarak anlatıldığını görürüz. Medusa hakkında sadece bunu biliyorsanız, sizi şaşırtacak bir şey yoktur. Fakat hikâyenin detayına girdikçe, Medusa’nın mitolojik bir efsaneden ziyade modern bir gerçekliğe dönüştüğünü fark edersiniz.
Medusa’nın hikayesini edebiyatta ilk kez derli toplu aktaran yazar, M.S. 8 yılı civarında yazdığı Dönüşümler kitabı ile birlikte Romalı şair Ovidius oluyor. Gorgonlar olarak bilinen üç kızkardeşin arasındaki tek ölümlü olan Medusa, güzelliğiyle herkesi kıskandıran bir kadın olarak anlatılır. Kadını kadına rakip olarak göstermekten aşırı derecede hoşlanan tarih yazımı, Medusa’nın güzelliğini ‘’O kadar güzel bir kızmış ki yeryüzünde güzelliğiyle ona rakip olabilecek başka bir kadın bulmak mümkün değilmiş’’ şeklinde betimler. Bütün kadınların güzelliği yüzünden Medusa'yı kıskandığının altı sürekli çizilir.
Medusa, iki kız kardeşi ile birlikte zekâ, strateji, ilham ve barış tanrıçası Athena’nın tapınağında yaşıyormuş. Athena’nın da Medusa’nın güzelliğinden etkilendiği ama kendisini daha güzel ve zeki bulduğu için ilk başlarda çok fazla önemsemediği söylenir. Yunan mitolojisindeki yaygın anlatıma göre, Athena’nın hiç sevgilisi ya da eşi olmamıştır. İşte bu yüzden, “Bakire Athena" olarak adlandırılmaktadır. Atina'daki ünlü Parthenon Tapınağı'nın da ismini buradan aldığı söylenmektedir. Fakat bu durum sadece bakireliğe değil, aynı zamanda Athena’nın tanrısal gizemin koruyucusu rolüne de atıf yapmaktadır.
Hikâyedeki en önemli kırılma noktalarından birisi, deniz tanrısı Poseidon’un Athena’nın tapınağında Medusa’ya tecavüz etmesi olmuştur. Tecavüzün nedeni ise Poseidon’un Medusa’nın güzelliğine karşı kendini daha fazla tutamaması olarak anlatılmaktadır. Tapınağının kutsallığının ihlal edilmesine öfkelenen tanrıça Athena, sonrasında Medusa’yı bir canavara dönüştürmüş ve böylece yüzüne bakanı taşa çevirmek gibi ölümcül bir güç elde etmesine neden olmuştur. Tam bu noktada, hikâyenin farklı şekillerde anlatımlarının olduğunun da altını çizmek gerekir. Bazı kaynaklar, Poseidon ile Athena’nın birlikte olduğunu söyleyerek, hikâyeyi kıskançlık ve intikam anlatısı üzerinden kurgulamıştır.
Poseidon, Athena'nın tapınağında yaşayan Medusa’ya olan ilgisini gizlemeye çalışıyormuş. Bir gün Athena, bu ilgiden haberdar olmuş fakat Poseidon bu durumu şiddetle reddetmiş. Athena, söylediklerine inanarak ilk başta olayı çok fazla büyütmemeyi tercih etmiş. Belli bir zaman geçtikten sonra, Poseidon Medusa’ya olan tutkusunu bastıramamaya başlamış. Bir gün Athena’nın tapınağına gizlice girerek Medusa’ya tecavüz etmiş. Athena, tecavüzü öğrendiğinde kendini aşırı derecede aşağılanmış hissetmiş. Bu hissi önce derin bir kıskançlığa, ardından büyük bir sinire dönüşmüş ve Medusa'yı cezalandırmaya karar vermiş. Verdiği ceza ise Medusa'nın saçlarının her telini bir yılana dönüştürmek olmuş. Aynı zamanda Medusa’ya bakmaya çalışan herkesin de taşa çevrilmesini sağlamış.
Bu noktadan sonra farklı hikayelerin paralellik gösterdiği kısma geri dönüyoruz. Athena verdiği cezayla yetinmemiş ve Medusa'yı öldürmek için Perseus'la işbirliği yaparak kafasının kesilmesini istemiş. Perseus, Aynalı kalkanı, kanat süslemeli sandaleti ve kelleyi koyacağı bir torba ile yola çıkmış. Taşa dönüşmemek için kendisine verilen aynayı kullanan Perseus, kılıcıyla Medusa’nın kafasını kesmiş. Kafası kesildiği sırada hamile olan Medusa’nın boynundan sıçrayan kandan doğan iki çocuktan birinin de Pegasus olduğu söylenir. İki çocuğun babası da "Deniz Tanrısı Poseidon"dur. Başka bir kaynağa göre ise Medusa'nın boynundan fışkıran her bir kan damlası yılanlara dönüşmüştür.
Perseus, taşa döndürme özelliği sebebiyle Medusa’nın kafasını bir süreliğine silah olarak kullanmıştır. Daha sonra ise Perseus’un Medusa'nın kafasını Athena'ya verdiği ve Athena’nın da onu kalkanına yerleştirdiği söylenir. Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.
Antik Yunan’da, Medusa hem öldürme hem de kurtarma gücüne sahip müthiş bir varlık olarak anlatılırmış. Heykeltıraşlar ve ressamlar Medusa başını kötü ruhları kovan koruyucu bir sembol olarak kullanırmış. Fakat Rönesans’a gelindiğinde, bu mistik anlatım yerini korku dolu itaate bırakmıştır. İtalyan heykeltraş Cellini, 1554 tarihinde yaptığı meşhur bronz heykelinde, Perseus’u Medusa’nın gövdesine basarken ve kesik başını havaya kaldırırken zafer dolu bir şekilde tasvir etmiştir.

1900’lere gelindiğinde Medusa’nın hikâyesi daha farklı şekillerde ele alınmaya başlanmıştır. Feminist teorisyenlerden Helene Cixous, kadınların arzusu karşısında duydukları korku nedeniyle erkeklerin Medusa’yı bir canavara dönüştürdüğünü vurgular. Cixous kadınların kendi deneyimlerini ortaya koymak suretiyle, kadın bedenini bir tehdit olarak sunan cinsiyetçi önyargıları parçalayabileceklerini söylüyordu. Yüzyıllar süren sessizlikten ardından tecavüz kültürünün tartışılmaya başlanması sayesinde, Medusa’nın sesi duyulabilir olmaya başlıyordu.
Yakın tarihte Medusa’nın tekrar tartışılmaya başlanması ise Arjantin ve İtalyan kökenli sanatçı Luciano Garbati’nin 2008 yılında yapmış olduğu Medusa heykeli sayesinde oldu. Garbati, heykeltıraş Cellini’nin Perseus’un zaferini temsil edecek şekilde yaptığı tasviri reddetti ve Medusa’yı elinde Perseus’un başıyla heykelleştirdi. Kendini savunan bir Medusa... Fakat Perseus’un aksine Medusa’nın yüzünde zafer ve gurur değil, kendini savunmak için savaşmayı seçen kararlı ve öfkeli bir ifade vardı. Bu tasvirin, şiddete karşı kendini savunan kadın imajını güçlendirdiğini söyleyebiliriz.

Heykeltraş Garbati, eserine yönelik yaptığı yorumlarda çok önemli noktalara da şu şekilde değinmişti;
‘’Onu, tecavüze uğradıktan sonra ve Perseus ile savaşırken hayal etmeye çalıştım. Kararlı ve öfkeli olabileceğini düşündüm ama sadece bir cevap olarak, çektirdiği acıdan gurur duymadan... Korkmuş ama hâlâ kararlı... Ve sonunda Medusa heykeli bu şekilde oluştu. Tabii kendisini savunma kararlılığı, feminist bir davranış olarak görülebilir ama ben onu her zaman yalnız hayal ettim. Dünyadaki bütün kadınların gösterdiği empati onu feminist yapıyor. Bana göre artık yalnız değil ve bu heyecan verici... Ve feminizm, hepimize daha fazla adalet ve eşitlik sağlayan değişikliklerin peşinden gitmenin hâlâ mantıklı olduğunu gösteriyor.”
Sanatçının yorumundan anlaşıldığı üzere, Medusa feminist bir ikona dönüşmüştü.
Bu zamana kadar Medusa’ya çok farklı perspektiflerden bakılmış. Bunlar arasında en az öne çıkan, ama bence üzerine düşünmeye değer olan bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Athena’yı kıskanç bir kadından ziyade, Medusa’yı korumaya çalışan bir kadın olarak düşünebilir miydik? Medusa’nın gözünün içine bakanları taşa çevirme özelliği bir lanet değil de, kötü niyetli erkek bakışına karşı koruma gücü olabilir miydi? Medusa efsanesi, ataerkil ve erkek egemen bakış açısıyla anlatılırken, sadece ürkütücü görünümü ve erkekleri taşa çevirme özelliği vurgulanıyor. Tecavüze uğradığından genellikle bahsedilmiyor. Bu tarz bir anlatım, Medusa’nın canavara dönüştürüldükten sonra uyguladığı şiddetin sürekli altını çizerken, öncesinde ona uygulanmış olan şiddeti görmezden geliyor.
Medusa adının ‘’korumak’’ anlamına gelen, eski Yunanca bir fiilden türetildiği söyleniyor. Bu anlam ise, Athena’nın yaptıklarını Medusa’yı Poseidon ve diğer erkeklerin kötü niyetinden korumak için yapmış olabileceği fikrini ortaya çıkarıyor. Athena, Medusa’ya erkeklere karşı kullanılabilecek bir güç vermiş olabilirdi. Erkek bakışlarını cezalandırma ve onlardan korunma gücü.
Hiçbir hikâyenin tek bir boyutu yok. Ama hepsinin yaygın ve baskın olan bir anlatımı var. Her zaman söylediğim gibi, söz konusu kadınlar olduğu zaman, yaygın olan anlatım asla olaya kadınların cephesinden bakan anlatım olmuyor. Yaşanmış olanları değiştirmek zor.. Yıllarca süregelen efsanelere farklı bir cepheden bakmak zor. Ancak bakmak gerekiyor. İçine içine bakmak ve sabretmek gerekiyor. Kadını çoğu zaman görmezden gelen gözlere sert ve sabırla bakmayı ne zaman öğrenirsek, ancak o zaman taşa çevirebiliriz.
İlk başta söylediğim gibi, Medusa’nın hikayesi mitolojik bir efsaneden çok daha fazlası. Kadının kadına rakip olarak kurgulandığı, şiddeti uygulayanın değil şiddeti görenin kötü gösterildiği, kadının kendisine gösterilen şiddete karşı pasif kaldığı, sonunda da öldürüldüğü bir hikâye. İşte, modern bir gerçekliğe dönüştüğü nokta tam olarak burası! Bu gerçekliği değiştirmek de bizim elimizde. Kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine karşı en sert şekilde mücadeleyi etmemiz gereken bugünlerde, en eski hikâyelerdeki kadınların bile sesini duymamız gerekiyor. Ne kadar uzak ya da yakın olursa olsun, aslında hepsi biraz da bizim hikâyemiz. Anlattıkları ya da anlatmadıklarıyla, yaşadığımız toplumun hikâyesi...
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!''
Alternatif Dinleme Linkleri
Apple Podcast’ler: https://apple.co/30jIwVp
Google Podcasts: https://bit.ly/36ntzFJ
SoundCloud: https://bit.ly/34dPAEe
YORUM YAPILMAMIŞ
YORUMUNUZU GÖNDERİN