2012 yılının 2013 yılına dönmek üzere olduğu günlerde, sonraki senelerde yaşayacağı bir sürü yorgunluğu hayal dahi edemeyecek bir lise son sınıfı öğrencisiyken söylemişim bu cümleyi. Gizli bir Konfüçyüs falan olduğumu iddia etmiyorum ama sanki bu cümleyi en az onun kadar önemli biri kulağıma fısıldamışcasına, yorgun hissettiğim her an kendimi bu cümleyi hatırlamaya zorluyorum.
Her pes ediş bir yorgunluktur,fakat her yorgunluk bir pes ediş değildir.
— Elif Konaç (@konacelif) 30 Aralık 2012
2012 yılının 31 Aralık gününe dönmeye çalışsam da, neden böyle bir şey söyleme gereği hissettiğimi hatırlayamıyorum. Fakat bugünümden, o günüme söyleyecek çok fazla şeyim var aslında. Her yorgunluğun bir pes ediş olmadığını artık daha iyi biliyorum mesela. Her zaman güçlü olan olmak adına verdiğim çabalardan, daha başarılı olmak için sürekli olarak harladığım hırslarımdan, yanlış anlaşılmaktan korktuğum için aynı şeyleri 1000 kere tekrarlamaktan, bazı şeyleri daha derin anlatmak istedikçe karşımdaki insanların boğulduğunu görmekten ve gittikçe herkesin aslında boyuna göre denizlerde yüzmesi gerektiğini farketmekten ve sadece karşısındaki insana gerçekten değer veren birinin yapabileceği gibi günün sonunda hep kendimi sorgulamaktan dolayı yorulduğum zamanlar çok oldu. Bugün de o günlerden biri. Yorgunum. Ama asla kendim gibi olmaktan ve yaşamaktan vazgeçmedim. Pes etmedim. Etmeyeceğim.
Zaman zaman gücümü aldığım şeyleri bir kenara bırakarak dinlenmenin daha güçlü bir halimi ortaya çıkaracağını biliyorum. Hırsların sadece olması gerektiği yerde ve zamanda ortaya çıkarsa yararlı olacağını biliyorum. Bazı şeyleri karşındaki insanların anlama kapasitesine göre anlatsan dahi artık bu işin gerçekten bir kapasite işi olduğunu biliyorum. Herkesin derinliğinin farklı olduğunu, bazılarının okyanuslarda bazılarının ise derelerde yüzmeyi öğrendiğini ve boğulacaksa da boyuna göre olanda boğulması gerektiğini biliyorum. Bunları bildiğim için ortada pes etmeye değecek bir şey göremiyorum.
İnsan gerçekten kendine değer veriyorsa yorulduğu yerde pes etmesini bilmeli ve neden pes ettiğinin farkında olarak etmeli. Ortada bir pes ediş varsa yorulmaya değecek bir çaba da olması gerekir. Bir şeye yeteri kadar çaba gösterdiğine inanan kişinin pes etmenin en onurlu olan seçenek olduğunu hatırlaması gerekir.
Herkesi yorulduğu anlar için kendisini suçlamamaya, yapması gereken herşeyi yaptıysa da pes edişlerinden dolayı kaybetmemiş gibi hissetmemeye davet ediyorum. 2012 yılındaki halime, 2018 yılında da benden desteğini esirgememiş olduğu için teşekkür ediyorum. Bilsin ki, hep hatırlamamı istediği şekilde yaşıyorum.
YORUM YAPILMAMIŞ
YORUMUNUZU GÖNDERİN